Yaşayabilmek ıçin Unutmak şart Mı?


Yaşımız ilerledikçe, gezip, görüp yaşadıkça, hele bide bu yaşananların tecrübe ile sağlaması yapılmış ise olgunlaşıyoruz demektir.
 

Hayatımızdaki kaçınılmaz gerçeklerle yüzleşip, sonrada kabullenip, egolarımızdan soyunabilirsek kendimizi sevgili ve değerli hissederiz.
 

Ömrümüzün ‘altın sırrı’yaşayabilmek için unutabilmek şart mı  diye çok düşünürüm. Ne mutlu bana ki bu derin sorumun kendime cevabı her seferinde ‘hayır’ olmuştur; her yeni gün nefes aldığıma, şükredebildiğime minnettarım.
 

Sosyal hayattan genelde saklanan ben, nihayet 37 yaşımda, kendi iç hesaplaşmalarımla yüzleşecek cesareti buldum; çözüm zaten aramadım ama anladım, kabullendim; iç huzuruma tekrar kavuştum.
 

Etrafımdaki güzel insanların farklılıkları ve benzerlikleri daha çok dikkatimi çeker oldu; seçici olmayı, kimilerine göre soğuk ama kararlı ve hep sevgi dolu olabilmek için dua ettim.
 

Bugüne kadar başımdan geçen iyi ve kötüler, ne mutlu bana ki akıl sağlığımı yeniden keşfettirdi. Artık daha temkinli, uysal ve akıllıyım (sanırım!)…
 

Biliyorum daha yolum çok uzun: karşılıksız sevgi ve beklentisiz verebilme öğreniminde fakat disiplinli ve istikrarlıyım; hissediyorum.
 

Sevgili Mutlu Mikroplar, düşüncelerinize ses vermeden düşünmeyi, eylemlerinizi hayata geçirmeden durabilmeyi deneyin. Ana merkez ‘siz’seniz yapabilirsiniz!
 

Hadi şu an kabuğunuzdan çıkın; sosyal ama mesafeli, neşeli ama seviyeli, keyifli ama laubali olmadan.
 

Bilin ki her şeyin başı ‘önce sevgi’…
 

Sevgiyle kalın,
Naz Karakimseli

Bu Yazılar da İlginizi Çekebilir
Sevginin 10 Kuralı

Yeni Yıl Dilekleri

Yalnızlık