Peki Ben Yarın ışe Giderken Ne Giyeceğim ?

Peki Ben Yarın ışe Giderken Ne Giyeceğim ?

Özellikle ertesi gün işe gidiyorsak ve iş yerinde serbest giyim uygulaması yoksa vay halimize...

Özellikle ertesi gün işe gidiyorsak ve iş yerinde serbest giyim uygulaması yoksa vay halimize..

İş imajı bizim kartvizitimizi oluşturur; bu yüzden iş dünyasında ne kadar profesyonel olduğunuzu göstermek, bağlı olduğumuz kuruma ve takıma ne kadar ait olduğumuzu hissettirmek ve "bana güvenebilirsiniz" demek için iş hayatında kişisel imaj oldukça önemlidir. Tabi profesyonel ortamındaki kişisel imaj ile kurumsal ortamdaki kişisel imajımız birbirnden çok da farklı olmasa iyi olur. Kurumsal hayatta iş etiketi dediğimiz genel görgü kuralları olduğu söylenir. Bu iş etiketleri: iş yemekleri, toplantılar, telefon görüşmeleri, sunum günü yapılacak konuşmalar olarak sıralanabiliyor. Bunların hepsi için stil danışmlanları ve kurumsal koçluk hizmetleri verilmektedir. Eğer ilgilenirseniz bu tip bireysel hizmetler alarak kendinize küçük yatırımlar yapabilirsiniz kızlar.

Güzel giyinmek, şık olmak diyoruz da "şıklık nedir?" sorusu defalarca karşımıza çıksa da aslında herkese göre ayrı bir tanımı olduğu gerçek... Benim şıklık tanımında Coco Chanel’in şu sözü aklıma geliyor hemen “Özensiz giyindiğinizde elbiseniz fark edilir, kusursuz giyindiğinizde siz”. Aslında anlatılmak istenen şu ki; asla giydiğiniz giysi sizin önünüze geçmemeli, sizi çok iyi anlatmalı, çok iyi tanımlamalı ama sizin önünüze geçmemeli..  

şıklık, kurumsal imaj ve kişisel imajımız tutarlı olmak şartı ile biz kadınların hayatında önemli yere sahip. ımaj aslında öyle "beni baştan yarat" tarzı moda tasarımı değilidir. Bence imaj, başkasının aklındaki sizsiniz; Vakko’da aldığım kurumsal imaj eğitiminde duymuştum bunu. Yani kurumsal hayattaki imajınız aslında sizin nasıl göründüğünüzdür. Aslında herkesin bir imajı vardır. Ama asıl önemli olan imajınızı etkin ve etkili bir şekilde ortaya koymaktır. Kişisel markanızı oluşturmak, onu güçlendirmek, güçlü yönlerinizi ortaya çıkarmaktır.

 Katıldığım bir diğer kurumsal imaj ile ilgili gerçekleştirilen workshopta ilk olarak stil analizi yapmıştık, çok ilgimi çekmişti burada da paylaşmak istedim: bizim için ilk önce çalıştığımız şirkete, kurumsal ve bireysel kimliğimize ve yaşam tarzımıza en uygun olan stili belirledik, daha sonra gardırop planlaması yaptık, kendimiz için belirlediğimiz stil doğrultusunda günlük hayat, iş, hobiler düşünülerek dolabımızı bir gözden geçirdik, giysileri renk ve mevsimlere göre sınıflandırdık hatta bunları yazılı bir şekilde not aldık. Bu düzenlemenin sonunda kendimize uygun olan ve olmayan giysileri bazı filtrelemeler sonucunda eledik, geri kalanları aksesuarlar ile kombinler yaparak tekrar dolabımıza yerleştirdik. Bu esnada elbette eksikler de ortaya çıktı onlar da hemen not edildi. Böylece gardırop en baştan gözden geçirilmiş oldu ki özellikle işe giderken sıkıntı yaşamamak ve pratik olmak için ayrıca gardırop önünde harcadığımız zaman düşünülecek olursa zamandan da tasarruf ettik. Özellikle çalışan bir kadının dolabında olmazsa olmazlara gelince ortaya şu sonuçlar çıktı; Beyaz ipek bir gömlek, vücudunuza uygun siyah bir elbise, kaşmir kazak, siyah kalem etek, siyah boğazlı kazak, camel trench coat, siyah topuklu bir stiletto, nude (ten rengi) ayakkabı, iyi bir deri çanta ve truvakar kollu ceketler....

Kadınlar için tüm bu detaylar neden önemli: çünkü bir kadında estetik anlayışı olmalı, bakımlı olmalı, kendine değer vermeli, kendine değer vermeli ki başkaları da kendisine değer versin, kendine saygı duyan kadın başkarından da saygı görür. Aslında bunlar sadece kıyafetler ile olmaz, konuşmamızla, yaşam tarzımızla, yürüyşümüzle ve kelime seçimimizle bile hepsi bir bütün aslında.

Steve Jobs’ın Stanford Üniversitesi’de yaptığı şu meşhur mezuniyet konuşmasını bilirsiniz orada unutmadığım bir bölüm vardı: “ ..... noktaları ileriye bakarak birleştiremezsiniz, onları sadece geriye baktığınızda birleştirebilirsiniz.” Kendi hayatınızda geçmişe baktığınızda birleştirdiğiniz noktalarınız olsun. Başka dünyalar, başka hayatlar ve başka insanlar var. Bunların hepsini takip etmekte fayda var. Unutmayın hepsi bugünkü sizi yaratacaktır. Çalışan kadın olmak, anne olmak, eş&dost olmak görev değil bir tutku haline gelsin ki siz de keyif alıp değer katabilesiniz...

Gülümsemeyi unutmayın.

Haftaya görüşmek üzere...

Sevgiler,
Duygu Özdemir 

Bu Yazılar da İlginizi Çekebilir
İşe Giderken Yanına Spor Çantanı da Almayı Unutma!
+
İşe Giderken Yanına Spor Çantanı da Almayı Unutma!

Düzenli olarak spor yapmanın odaklanma ve konsantrasyonu arttırıcı etkilerinin olduğu gibi daha az strese de faydası olduğu bir gerçek. Tüm bunlar iş hayatında da bizi motive etmektedir.

Anne, İş Kadını, Eş... Hepsi Benim!
+
Anne, İş Kadını, Eş... Hepsi Benim!

Artık '80'lerde yaşamıyoruz. Kırmızı ruj sürüp, evi derleyip toplayıp, çocuğunu temiz pak giydirdiğinde 4 çekerli kadın olduğun günler geride kaldı.

Acil Bir Hobi Edinmeliyim!
+
Acil Bir Hobi Edinmeliyim!

Yurt dışındaki bloggerları takip ederken farkettim de, yaşlarına, iş alanlarına bakmaksızın herkesin kendini geliştirdiği, sevdiği, ilgi duyduğu, üzerinde çaba ve zaman harcadığı bir hobisi var.