Panik Atak Geçirmek Ne Hissettiriyor?

Panik Atak Geçirmek Ne Hissettiriyor?

Son birkaç yılda panik atak geçirmeye başladım ve hayatında hiç panik atak geçirmemiş birine panik atağın ne hissettirdiğini açıklamanın, göründüğünden çok daha zor olduğunu anladım.

Panik atak geçirmeyen insanların çoğunun, panik atağın ne olduğuna dair gerçekten herhangi bir fikri yok.

Birisine, tamamen çıldırmış gibi görünmeden ve panik atağa gerçek anlam kazandırmadan, ölecekmişsin gibi veya sonsuza dek bir panik içinde takılıp kalacakmışsın gibi hissettiğini nasıl açıklayabilirsin? Panik atak geçirirken tam olarak neye ihtiyacınız olduğunu bilmek güçtür ve bazen, panik atak geçirdiğinizi kabul etmek bile zordur. Bu sebeple, insanların, (kişiden kişiye değişmekle birlikte) bir panik atak esnasında neler olduğunu anlamasına yardımcı olmak için, şu ana dek yapabildiğim en iyi açıklama şudur:

Panik atak, teker teker etrafınızdaki herşey tarafından yutulmak gibidir.

Etrafınızdaki her uyaran teker teker, aklınızı ve bedeninizi ele geçiriyor gibidir. Teker teker, bir ses veya bir duygu veya bir görüntü sizi öyle bir yutar ki  bir uyaran, sizin tüm gerçekliğiniz haline gelir. Sözkonusu olan o şey, aklınızdan geçen her düşünce ve sahip olduğunuz her fiziksel ve duygusal his haline gelir.

Müzik, kulaklarınızın içerisinden sızıp beyninizin içinde saplanıp kalır ve yukarı alnınıza karşı ve  görünüşte içi boş ama inanılmaz şekilde yük binmiş bedeninizin duvarlarına karşı güm güm vurur. ınsan sesleri ve konuşmalar düşüncelerinizi ele geçirir ve kendilerini diğer düşüncelerin üzerinden yankılandırırlar.

Her boşluk kendisini öyle küçüğe yoğunlaştırır ki içerisinde felç olursun. Her yer, içinde bulunulmaması gereken bir yer haline ve her saniye kaçmanız gerektiği duygusu haline gelir ama nereye kaçılacağını bilmeme duygusu yalnızca kötüleşir.

Sanki kendiniz değilmişsiniz gibi kendinizi gerçekte orada kapana kısılmış gibi görebilirsiniz.

Titreme parmaklarınızdan ayak parmaklarınıza yayılır ve bacaklarınız o kadar çok sallanır ki artık ayakta duramazsınız. Göğsünüz güm güm gümler ve mideniz düğümlenir ta ki ya kusacağınızı ya da patlayacağınızı düşünene kadar. Tüneller gördüklerinizi bulandırır ta ki artık odaklanmanız veya görmeniz mümkün olmayana kadar. Başınızı hafiflemiş hissedersiniz, sanki uçup gidecekmiş gibi ya da düşecekmiş gibi. Birdenbire ciğerleriniz büyüklüğünün yarısına küçülüverir ve artık kendinizi uyanık tutmak için yeterli oksijeni tutamazsınız.

Sonsuza dek bu şekilde takılıp kalmayla ilgili duygular, herhangi bir akla uygun düşünceden üstün gelir. Bunun neden veya nasıl olduğunu anlamazsınız ancak sona erdiği yerde olası senaryoların olmadığından eminsinizdir.

Sonsuza dek bedeninizde ve zihninizde deli bir paniğe takılıp kaldığınızdan eminsinizdir.

Mümkün olduğunca en iyi şekilde panik atağı açıklamak için söylediğim bu şeylerden sonra, panik atak geçiren birisinin yalnızca kaçıp gitmeyi çok isteyebileceği ve yalnız olmaya ihtiyaç duyabileceğini, diğer yandan başka birisinin yalnız bırakılırsa kötüleşebileceğini ve yanlarında birisinin olmasına ihtiyaç duyabileceğini anlamak bazen zordur. Bazen panik atağı belirli şeyler tetikler ve bazen de hiçbir sebep olmaksızın birdenbire ortaya çıkar. Panik atak kişiden kişiye değişir ve her atak farklıdır.

Yazar: Janelle Ann McCarthy
Kaynak: Huffington Post

Bu Yazılar da İlginizi Çekebilir
Daha İnce Hissetmek İçin 5 İpucu
+
Daha İnce Hissetmek İçin 5 İpucu

Anında kilo vermemizi sağlayacak mucize bir çözüm henüz keşfedilmedi ama daha inceymiş gibi hissettirecek birkaç hızlı yöntem var.

Genç Kızlar İçin Büyük Tehdit: Skolyoz
+
Genç Kızlar İçin Büyük Tehdit: Skolyoz

Başlangıçta sadece kozmetik açıdan sıkıntı verip, ilerleyen dönemlerde ise akciğer ve bağırsaklara baskı yapabilen skolyoz, omurga eğriliği olarak bilinmekte ve kuvvetli teori ile genetiktir.

Psikologlar Modunuzu Yükseltecek Tek Şeyi Buldu!
+
Psikologlar Modunuzu Yükseltecek Tek Şeyi Buldu!

Kötü bir gün geçirirken birçoğumuz kendimizi iyi hissettirecek şeyleri yapmaya yöneliriz. Halbuki iyi hissetmenin bir başkasını iyi hissettirmekten geçtiğini hep unutuyoruz...