Özlem Suer ile İş, Moda ve Gelecek ...

Özlem Suer ile İş, Moda ve Gelecek ...

Aşık olduğu mesleği, eğitimini alarak yaşama şansına sahip bir moda tasarımcısı... Aynı zamanda akademisyenlik görevine de devam ediyor. "Romantik Tasarımların Kraliçesi" diyorlar Özlem Suer için...

Aşık olduğu mesleği, eğitimini alarak yaşama şansına sahip bir moda tasarımcısı... Aynı zamanda akademisyenlik görevine de devam ediyor. Ayrıca Moda Tasarımları Derneği’nin kurucu üyelerinden. Gerek yurt içi gerekse yurt dışında adından çok fazla söz ettirmiş ve başarılı tasarımları ile ismi dünyayı dolaşmış. "Romantik Tasarımların Kraliçesi" diyorlar Özlem Suer için ve son dönemlerde gelinlik tasarımları ile çok fazla beğeni topluyor.

Milano'da öncelikli gösterilen "White" etiketli gelinlikler, "House" etiketli Türkiye satışına yönelik sınırlı üretim hazır giyim ve aksesuarlar tasarımlarının yanı sıra, Oez-Sue etiketli dünya genelinde gösterilen hazır giyim ve kokteyl giyim tasarımları bulunuyor. Her markasının özel pazarlama ve iletişim stratejileri var. Bir de Jean D'Art isimli, Bossa ile ortak yaratılan denim markası var. Her koleksiyon, dünya genelinde kendi alanında en iyi olarak bilinen çok katlı department storelarda ve konsept butiklerde yer alıyor.

Biraz kendinizi tanıtabilir misiniz? Akademik çalışmalar da yürüttüğünüzü okumuştum. Aynı zamanda Mimar Sinan Üniversitesi’nde dersler veriyorsunuz...

1989 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Bölümü'nde başladığım lisans eğitimime 1991-2000 yılları arasında Yüksek Lisans ve Doktora programları ile devam ettim. Halen aynı fakültenin Giysi Ana Sanat Dalında yardımcı doçent olarak Giysi Tasarımı konusunda eğitim veriyorum. 1997 yılından bu yana iki yıl sonrasının renk ve trendlerinin belirlendiği Dünya Renk ve Konsept Birliği INTERCOLOR’da Türkiye’yi temsil eden iki tasarımcıdan biriyim. Tasarım serüvenim yaklaşık 30 yıldır sürüyor ve ben her gün gerek kendi çalışmalarımla, gerek öğrencilerimle ilk günkü heyecanı yeniden yaşıyorum.

Kız çocuğu annesi olarak şimdiden kızınızın tarzına yönelik hazırlıklar yapıyor musunuz? Merak ediyorum; hem bir modacı gözüyle hem de annelik kimliğiniz ile kızınız Tacım için "stil sahibi olmalı" gibi şimdiden çizmiş olduğunuz bir çizgi var mı? Son zamanlarda pek yaygın oldu anne-kız moda stilleri...

Tacım modanın ve tasarımın içine doğdu. Giyinmeyi, süslenmeyi çok seviyor. Ne istediğini bilen ve talep eden güçlü bir kişilik. O nedenle herhangi bir tarzı empoze etmenin doğru olduğunu düşünmüyorum. Yaşına ve faaliyetlerine uygun giyinmesi yeterli.  Yaşı gereği beni taklit etmeyi sevdiği için ister istemez arada anne-kız stili yapıyoruz.

Tasarımlarınız Avant-garde, neo romantik, neo bohem, kavramsal, deneysel, yenilikçi olarak tanımlanıyor. Örneğin biz kadınlar hangi yaşta hangi tarza sahip olmalıyız? Belli bir sınırlama var mı sizce?

Sınırlama yok ve olmamalı da. Her kadının yaşam tarzı, alışkanlıkları, sosyal çevresi ve en önemlisi kişiliği, tarzını belirlemesine yardımcı olur. Genç yaşlarda kendini yavaş yavaş belli eden tarz, yaş ilerledikçe kadının üzerine daha bir oturur. Yaşam değişmedikçe tarzın fazla değişmediğini, giderek daha olgunlaştığını söyleyebilirim.

Caddelerde gördüğünüz Türk kadınlarının giyim stilleri konusunda ne düşünüyorsunuz?

Türk kadını giyinmeyi, modayı takip etmeyi seviyor. Artık giderek gelişen piyasanın içinde bloggerlar, stylistler, visual merchandiser’ların olduğu  bir yerde insanların da gözleri, bilgileri ve algıları da eğitiliyor. Sadece Türkiye için değil, artık iletişim kanallarıyla tüm dünyayı izleyebiliyoruz. Tüm dünya oldukça geniş bir moda sahnesi, büyük markaların insanlara erişimleri oldukça yüksek bir seviyede ve artık eş zamanlı olarak dünya genelinde aynı anda insanlar bir akımdan birine doğru geçiş yapıyorlar.

Sizce güzellik tanımı nedir?

O kadar zor ve yüzyıllardır da hep yanıtlanmaya çalışılmış bir soru… Güzelliği belli kalıpların içine hapsetmek haksızlık olur diye düşünüyorum. Güzellik, çok farklı yerlerden gelebilir, yürekten, sevilerek yapılan bir işten, fiziksel olabilir ama soyut da kalabilir. Güzellik bir enerji diyebilirim. Bu yüzden de her şeye yansıyor.

Türkiye’de modaya isim vermiş en önemli tasarımcılardan birisiniz. ışinizde sizi motive eden şey nedir? Sizce mutlu çalışmanın sırrı ne olmalıdır?

Yapılan iş ne olursa olsun, severek yapıldığında mutluluk veriyor. Yani birinci koşul, işini sevmek. Her yeni tasarımda, yeni koleksiyonda, yeni ders yılı başlayıp da heves dolu yeni öğrencilerim olduğunda, ilk günkü heyecanımı yeniden yaşıyorum. En büyük motivasyonum da, gelinlerimizin ve diğer takipçilerimizin giysilerini giyip aynaya baktıklarında gözbebeklerinde gördüğüm mutluluk ışıltısı. Kadınların, tasarımlarımın içinde kendilerini bütün ve özgüvenli hissetmeleri beni mutlu ediyor. 

Tabiki de gelinlik tasarımlarınız ile ilgili de sormak istediğim sorular var: Son dönemlerde gelinlik trendleri hakkında ne söylemek isterseniz? Siz tasarımlarınızı bu trendlerin getirisi olarak mı hayata geçiriyorusunuz? Özlem Süer Gelini kimdir?

Son olarak 2016 Yaz Koleksiyonunu hazırladım ve ilk olarak Londra’da, sonrasında Milano’da sergilendi ve satışa sunuldu. Bir sonraki sezon için tasarımcı odaklı gelinlik markalarını satan çok özel butiklere servis verildi. Büyük bir beğeni topladı. “Özlem Süer White” koleksiyonunun modern bir masal anlatan yapısı var. Romantik, bohem, yeniliklere açık, cesaretli, kadınsı ve özgür. Her kadın kendine özel bir stili anlatıyor ama genel formlarla, küçük detaylarla onun için hazırlanmış bir gelinliğe dönüştürüyoruz.

Gelinlik arayışı içinde olan gelin adaylarının, tercihlerini yaparken nelere dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorsunuz?

Tasarımı bazı noktalarda matematiğe benzetiyorum; proporsiyonlar, kostümün boyu, üzerindeki çalışmanın kapladığı alan, kumaşın, malzemenin yapısı,… Öncelikli olarak bu gözle görmek çok önemli. Diğer taraftan da, gelinlik için aldıkları randevularda hiç akıllarında olmayan modelleri ve tasarımları da denemelerini özellikle öneriyorum.

Akıllı cihazlar sayesinde artık sürekli görsel iletişim halinde olduk.. Sosyal medya ile aranız nasıl? Çalışmalarınıza katkısı ne derecedir?

Sosyal medyayı oldukça yoğun kullanıyoruz. Yeni tasarımlarımızı, koleksiyonlarımızı, en mutlu gününde Özlem Süer Gelinliği içinde yıldız gibi parlayan gelinlerimizin mutluluk fotoğraflarını takipçilerimizle paylaşıyoruz. Bizim için sosyal medya, profesyonel bir pazarlama aracı değil, takipçilerimizle, gelinlerimizle birlikte oluşturduğumuz büyük Özlem Süer Tasarım Ailesi'nin mutluluk paylaşım aracı gibi.

Son yıllarda "moda tasarım okudum" diyen herkese "tasarımcı" deniyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Elbette aynı zamanda bir akademisyen olarak eğitimi çok önemsiyorum, ama Moda Tasarım okumadan da tasarımcı olan birçok kimse var. Önemli olan, tasarıma gönül vermiş olmak, yeniliğe, öğrenmeye, kendini geliştirmeye açık olmak ve olgunlaşarak büyümek. Tasarıma gönül veren insanların çok olması beni mutlu eder. Kendilerini ne denli geliştirip, bu uzun serüvenin sonuna kadar mı gidecekleri, ara duraklarda mı inecekleri ise onları ilgilendiren bir konu.

Moda blogları ve instagram hesapları ile herkes günün kombinlerini paylaşabiliyor. Sizce moda, yaşadığımız bu dijital evrim süresince sanal alemden nasıl etkileniyor?

Çok etkileniyor, artık interaktif bir hale bürünüyor. Stiller, trendler dünyanın öbür ucuyla aynı anda sokaktaki insanların üzerinde.

Son olarak hayat mottonuzu öğrenebilir miyim?

"Hayat, güzel bir armağan.” 

Kendisine bu samimi röportaj için çok teşekkür ederim.

Gelecek hafta görüşmek üzere,
Sevgiler

Duygu Özdemir

Bu Yazılar da İlginizi Çekebilir
MarkaHikayecisi'nin Hikayesi
+
MarkaHikayecisi'nin Hikayesi

Bir ürünün lüks statüsüne erişirken izlediği yolda güncel hikayelerini merak edenler için Begüm Egeli Bursalıgil almış olduğu eğitimi de arkasına alarak MarkaHikayecisi.com’da hepsini takipçileri ile paylaşıyor.

Acil Bir Hobi Edinmeliyim!
+
Acil Bir Hobi Edinmeliyim!

Yurt dışındaki bloggerları takip ederken farkettim de, yaşlarına, iş alanlarına bakmaksızın herkesin kendini geliştirdiği, sevdiği, ilgi duyduğu, üzerinde çaba ve zaman harcadığı bir hobisi var.

İşe Giderken Yanına Spor Çantanı da Almayı Unutma!
+
İşe Giderken Yanına Spor Çantanı da Almayı Unutma!

Düzenli olarak spor yapmanın odaklanma ve konsantrasyonu arttırıcı etkilerinin olduğu gibi daha az strese de faydası olduğu bir gerçek. Tüm bunlar iş hayatında da bizi motive etmektedir.