Dt. Hakan Aksu: Diş hekimliğinde kullanılan bir çok dolgu çeşidi vardır. Estetik kaygı duyanlar için diş kırıklarının restorasyonunda kullanılan estetik dolguların bir çeşidi de kompozit dolgulardır.

Güçlü bir ışın kaynağından çıkan özel bir ışık sayesinde polimerize olup sertleştiği içinIşINLI DOLGU ya da bu güçlü ışın kaynağına atfen halk arasında LAZER DOLGUadı da verilir. Ancak bu ışığın lazer ile ilgisi yoktur.

Kompozit dolgular 1962’den bu yana uygulanmakta olup, sadece çürüklerde değil kırılmalar ve aşınmalarda da kullanılır. Bu sistemde dişin doğal yapısı, kompozit esaslı dolgu materyali ile bonding dediğimiz kimyasal ajanlarla birleştirilir ve kimyasal bir birleşme sağlanır.

Estetik kompozit dolgular; çürümüş veya aşınmış dişlerde, kaybolan diş dokusunu tamamlamak üzere aynı seansta yapılan restorasyonlardır. Bu restorasyonlar yapılamadan önce, estetik kompozit dolguların yapılacağı dişlerin her bakımdan dolguya hazır hale getirilmesi şarttır.

Özellikle fazla harap olmuş bir arka dişte dahi dolgu kurallarının tümü eksiksiz ve tam olarak yerine getirilmişse, 6-10 yıl arası bir sürede kişinin tüm çiğneme ve fonksiyon işlevlerini kusursuz yapacak bir estetik kompozit dolgu yapmak mümkün ve olasıdır. Bir çok kişi ağzında, arka büyük azı dişlerinde rahat ve güven içinde kompozit dolgular taşımaktadır.

Kompozit dolgu, en kolay ve en ucuz kozmetik işlemler arasında yer alır. Dolguda kullanılan kompozit reçine, etrafını sardığı dişlere uyacak şekilde biçimlendirilebilir ve cilalanabilir.

Kompozit dolgu renklenmiş veya kırık dişlerin görünümünü düzeltmek için kozmetik amaçlı olarak da kullanılır. Ayrıca, dişler arasındaki boşlukları kapatmak, dişleri daha uzun göstermek veya dişlerin şeklini veya rengini değiştirmek için de kullanılabilir.

 

Kompozit dolgu bazen, dişeti çekilmesi sonucunda açığa çıkan kökün korunması amacıyla veya amalgam dolgulara alternatif olarak kullanılır. Son teknoloji ile üretilen dolguların ömrü 6 ila 10 yıldır. Bu süre içerisinde düzenli kontrollere gidilerek renklenmeler ve mikro-sızıntılar önlenebilir.

Hemen hemen bütün yaş gruplarına bu tedavi metodu uygulanabilir. Çocuklar, ergenlik çağındakiler, yetişkinler ve yaşlılar gülüşlerini bu metot sayesinde daha da güzelleştirebilirler.

Pek çok kişi kompozit dolgu işleminin ardından hassasiyet hissederler. Diş baskıya, havaya, şekerli yiyeceklere, sıcağa ve soğuğa karşı hassaslaşabilir. Kompozit veya porselen dolgular sıklıkla hassasiyet yaratır ancak diğer dolgular da bu konuda aynıdır. Çoğu durumda, hassasiyet bir ya da iki hafta boyunca devam eder. O zamana kadar, buna yol açan herhangi bir şeyden kaçınılmalıdır. Eğer dişleriniz aşırı derecede hassas ve iki hafta geçmesine rağmen hassaslığında bir azalma görülmüyorsa diş doktorunuzu bu konu hakkında bilgilendiriniz.

Hissettiğiniz herhangi bir hassasiyetten diş hekiminizi haberdar etmek önemlidir. Böylece dişinize daha sonra bir başka dolgu yerleştirileceği zaman hassasiyeti azaltmak için değişik bir malzeme kullanabilir ve bir takım değişiklikler yapabilir.

Kompozit Dolgunun Avantaj ve Dezavantajları

Kuşkusuz kompozit dolgu nun en büyük avantajı estetik bir dolgu çeşidi olmasıdır. Diş renginde dolgular olduğundan gülümsediğiniz de ağızda kötü bir görüntü oluşturmaz. Bonding adı verilen bir kimyasal ajan vasıtası ile dişlere çok sıkı bağlandıklarından diş dokularını kırılmaya karşı destekler.

Bu malzeme yalnızca dolgu yapımında kullanılmaz. Estetik diş hekimliği uygulamalarından birisi olankompozit lamina adı verilen yöntem ile aynen porselen laminalara benzer bir teknikle dişlerin ön yüzeylerinde çalışma yapılarak diastema kapatma işlemi yapılabilir. Bunun haricinde dişlerin rengini ve biçimini değiştirmek konusunda da kompozit dolgulardan yararlanılır.

Gelelim malzemenin dezavantajlarına,

En önemli dezavantajı dolgu sonrasında hassasiyetler oluşabilmesidir. Renkleri, kahve, kola, çay gibi boyar gıdaların etkisi ile zamanla değişebilmektedir. Günümüzde geliştirilen beyaz dolgu çeşitleri için, bu dezavantaj yok denecek kadar aza indirilmiştir.

Kompozit dolguların uygulandığı dişlerde  bazı özel sınırlamalar mevcuttur. Çok sert nesneleri (buz, şeker, kabuklu yiyeceklerin dişle kırılması gibi) ısırmaktan kaçınmalıdır. Ayrıca tırnak yeme, kalem ısırma gibi olumsuz alışkanlıklardan uzak durulmalıdır.

Saygılarımla,
Dt. Hakan Aksu

Bu Yazılar da İlginizi Çekebilir
Muz ile Doğal Diş Beyazlatma
+
Muz ile Doğal Diş Beyazlatma

Dişlerinizin daha beyaz olmasını istiyor ama bunun için kimyasal beyazlatıcılar kullanmak istemiyorsanız, bir de bu basit ve ilginç yöntemi deneyin.

Oruç Tutarken Ağız Kokusunu Engellemenin Yolları
+
Oruç Tutarken Ağız Kokusunu Engellemenin Yolları

Oruçla birlikte sosyal hayatımızı da devam ettirdiğimiz için ağız kokusunu etrafımızı rahatsız etmeyecek şekilde baskılamamız gerekmektedir. Diş Hekimi Recep Eşkar, oruçluyken ağız kokusundan korunmanın yollarını açıkladı.

Ağız Kokusundan Kurtulmak için 10 Etkili Yöntem
+
Ağız Kokusundan Kurtulmak için 10 Etkili Yöntem

Dt. Recep Eşkar, ülkemizde her 4 kişiden 1’inde bulunan ağız kokusundan kurtulmak için uygulanabilecek yöntemleri açıkladı: