Ergenlikte ılk Heyecan, ılk Aşk: Flört

“Benim için aşk, kapısı önünde çekingen bir özlemle beklediğim kilitli bahçe idi henüz…” - Herman Hesse

“ınsan yaşamında ilklerin yeri bambaşkadır. Unutulamayan, anılarda yaşatılan ve hafif bir tebessümle anlatılan ilk aşk… Çocukluk aşkı kimlik bulma yolunda atılan en önemli adımdır.”

“Ergenlikte aşkın doğuşu cinsel dürtünün ortaya çıkışına bağlıdır. Aşk, ideal aşk düşlemleri ile ortaya çıkar (sevme-sevilmek).”

--

Aşk, gencin beğendiği ve flört ettiği arkadaşına karşı yoğun olarak hissettikleridir. Gençlerin birbirlerini daha sık gördükçe ve daha iyi tanıdıkça oluşmaya başlayan duygudur. Beraber olmaktan heyecanlandığı ve onunla mümkün olduğu kadar çok beraber olmak istediği, ondan başka birisini istemediği noktaya gelişidir. Gerçek aşk; güven, anlaşma, karşılıklı dürüstlük ve düşünceli olma üzerine kurulur ve çok değerlidir. Anlamlı bir ilişkide “Ben önemliyim ama sen de önemlisin.” ilkesi büyük önem taşır. 

Ergenlik dönemindeki gençler için arkadaşlık son derece önemlidir. Yapılan araştırmalarda gençlerin en büyük isteklerinin arkadaş edinme ve bunu sürdürmede başarılı olmak olduğu saptanmıştır. Gençler ergenlik döneminde birbirlerinin gizli duygularını, yaşamın diğer dönemlerinde görülmeyecek biçimde paylaşırlar. Flörtler geçmiş dönemlerde aşk-şiir ilişkisi ile başlamış, hatıra defterleri, anket defterleri ile devam etmişken günümüzde bu süreç sosyal medya üzerinden aktif olarak yaşanmaktadır. Akranlar arasındaki oyunlar (doğruluk-cesaret gibi) AVM, kafe vb. yerlerdeki parti ve toplantılar, SMS iletişimi; erkek ve kızların birbirlerine uyum sağlama ve uyum etkileşim becerilerini öğrendikleri sosyalleşme şekilleri, arkadaş gruplarında yer edinebilme ihtiyaçları, kimlik arama çabasının yansıması olarak fark edilmektedir. Genç, ancak çok yakın olduğu arkadaşlarına beğendi kişiyi açıklar. Arkadaşı bu sırrı çevresiyle paylaşırsa büyük tepki gösterir.  Büyük kentlerde kız-erkek arkadaşlığı hoş görüyle karşılanır. Kızlı-erkekli kümeler içinde birlikte eğlenme ve gezme olağan görülür. Toplumumuzdaki geleneksel anlayış ise yetişkin gençlerin ancak evlenmeyi düşündüğü kişiyle  gezmesine izin verir. Günümüzde bu yaklaşım değişmiştir. 

Dunphy’e göre arkadaş grubunun en temel işlevi iki cins arasındaki ilişkiyi kolaylaştırmaktır (Coleman ve Hendry 1999:149). Karşı cinsle arkadaşlık kuramayan ergenin sapmış davranış gösterme olasılığı yükselir. Yapılan bir araştırmada intihar eğilimli gençlerin çoğunun kız ya da erkek arkadaşından ayrılması nedeniyle intihar girişiminde bulunduğu belirtilmiştir. Dubin ve arkadaşlarının yapmış olduğu bir araştırmada ebeveynlerini otoriter olarak karakterize eden gençlerin, gerek yetişkin gerekse akranlarca desteklenen normları ödüllendiren akran grubuna yöneldiği görülmüştür. Ebeveynlerini ilgisiz olarak karakterize eden kızlar, yetişkin değerlerini onaylamayan akran gruplarına eğilim göstermektedir. Ebeveynlerinin hoş görülü olduğunu belirten erkeklerin, eğlence kültürü oryantasyonuna sahip topluluklara  girdikleri tespit edilmiştir. 

Flört

Ergen davranışlarıyla ilgili yapılan araştırmalarda, boşanmış ve ayrılmış ailelerden gelen ergen kızların, karşı cinse daha fazla ilgi gösterdikleri (Heatherington, 1972), daha erken yaşta karşı cinsle ilişkiye başladıkları (Glenn & Kramer, 1987), karşı cinsle ilişkilerinde çok kırılgan oldukları, ilişkilere yönelik yoğun kaygılar taşıdıkları görülmüştür. Kılınç Kunt’un (2004) yaptığı araştırma da, boşanmış/ayrılmış ailelerden gelen genç yetişkin kızların, flört etmeye diğer gruptakilere göre daha erken başladığını, mevcut bir romantik ilişkileri olduğunu, ilişkilerinde daha kararsız olduklarını ve daha az doyum yaşadıklarını, ilişkilerinin daha kısa süreli olduğunu ortaya koymuştur. 

Sorunlu aile atmosferi, baskıcı, otoriter ve olumsuz pekiştiriciler, arkadaşları tarafından anlaşılamama (depresyon ve intihar riski), şiddete maruz kalma (sözel veya fiziksel), anne-baba anlaşmazlığı, aile tarafından etiketlenme (dezorganizasyon); sürekli ve güvenli ilişki kurma düzeyinde yaşanan güçlüklerdir. Gencin flörtünün olmaması, flörtten ayrılma ve flört terkine yönelik kendilik imgelerindeki olumsuz etkilenmeler, flört sürecini olumsuz etkileyen etmenlerdir.

Ergenlik Döneminde Sağlıklı Cinsel Gelişim ıçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

Cinsellik gelecekteki yaşamı da etkileyebilen ergenlik  çağının en önemli sağlık konularındadır. Cinsellik; fiziksel, ruhsal ve toplumsal iyilik halinin en önemli elemanıdır. Cinsel yakınlık ise cinselliğin karşı cins, aynı cins ya da her iki cinsle yakın beden teması olarak haz duyacak şekilde yaşanmasıdır. Genç, kendi cinsel arzu ve sorunlarını bilmelidir. Hoşlanmadığı bir durumla karşılaştığında net olarak hayır diyebilmelidir. Yanlış anlaşılmamak için duyguları, davranışları ve sözlerinin uyum içinde olması gerektiğini bilmelidir. Arkadaşının yönlendirici olmasına izin vermemelidir. 

Destekleyici anne-baba olmak için:

  • Çocuğunuzun karşı cinsten arkadaşlar edinmesini yüreklendirin.
  • Cinsellikten konuşurken sevginin, ilginin öneminden bahsedin.
  • Çocuğunuzun ilişkiden ne istediğine karar vermesine yardımcı olun.
  • Arkadaşlığında cinsel ilişki kurmadan da iyi ilişkiler kurabileceğini, karşısındakini kaybetmesine neden olmayacağını paylaşın.
  • Çocuğunuzu dinleyin.
  • Çocuğunuzla olumlu bir ilişki kurmaya özen  gösterin.
  • Çocuğunuzun bedenine değer vermesinin önemini vurgulayın.
  • Çocuğunuzu kendini suçlu ve yasak duygusu hissetmeden duygularını ifade etmeye yüreklendirin.

 

Son Söz:

“Benim hayatımı anladığını düşünmeden önce benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan, dağ ve ovalardan geç. Hüznü, acıyı ve neşeyi tat. Benim geçtiğim senelerden geç, benim takıldığım taşlara takıl, yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git. Benim gittiğim gibi! Ancak ondan sonra beni anlayabilirsin!” - Anonim

Gençler ancak bu süreçlerden geçtikten sonra yaşamı, hayatı ve ailelerini daha iyi anlayabilirler.

 

Işık Dondurucu

Eyüboğlu Eğitim Kurumları
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi
Uzman Psikolojik Danışman

 

Kaynaklar:
Coleman ve Hendry 1999: 149, Makale
Glenn & Kramer, 1987, Araştırma
Ergenliğin Yüzleri. Talat Parman
Vikipedia