Ergen-Ebeveyn ıletişiminde Ailelere Öneriler


Arkadaşlık, en önemli toplumsal ihtiyaçlardan biridir. Ergenler, “ilk ergenlik” dediğimiz dönemde (12-15 yaş), arkadaşlarını yakın ve tanıdık çevreden seçer. “ıleri ergenlik” döneminde ise (16-19 yaş) arkadaşlık ilişkileri ailenin tanımadığı farklı çevrelerden de oluşabilir.

Ergenlik döneminde; tavsiyede bulunma, birlikte olma, davranış modeli oluşturma, destek ve geri bildirim sunma, kişisel özellik ve beceri konularında bilgi kaynağı olma bakımından akranlara büyük önem verilir. Öte yandan ergenlerin ebeveynleri ile olan ilişkileri, eğitim ve meslek gibi gelecek merkezli alanlarda ve geçiş dönemlerinde önemini korurken, arkadaş ve akranlar gündelik olaylarda, modada, serbest zaman etkinliklerinde daha etkilidir. Bu bağlamda çok sayıda ergen ailesini değil, akranlarının birlikteliğini tercih eder. Gençler, arkadaşlarının birbirlerine sosyal statü kazandırma ve ilgilerini paylaşma konusunda daha isteklidir. Ayrıca akran ilişkileri yetişkin-çocuk ilişkilerine göre daha eşitlikçi ve esnek, daha anlayışlı ve güven vericidir. Akran grubu ergene, kendisini test etmesini, denemesini ve başkalarıyla başa çıkmasını öğretirken ayrıca kendini kanıtlama zemini olarak işlev görür ve sosyal hareketlerini başlatma fırsatı sunar. Bu şekilde ergen ileriki yaşamında sosyal uyum ve katılıma daha emin ve daha kolay bir biçimde yaklaşır. Böylelikle akran grubu gencin sosyal öğrenme deneyimlerini artırır.

Akran grubu tarafından ergenin kabul edilmesi ve akranlarının kendisi hakkında iyi düşünceler taşıması, onun için her şeyden önemlidir. Çoğu yetişkine oranla ergen, akranlarının görüşleriyle ve grup uygulamalarıyla yönetilmeye, davranışlarını inançlarını ve değerlerini düzeltmeye ve düzenlemeye hazırdır. Küçük şeyler, yetişkinlere oranla ergenlerde daha fazla anlam ifade eder. Dolayısıyla akran grubu, ergen için güven yaratır ve birincil deneyim kaynağıdır. Akran grubu ergene neyi yapıp yapmayacağını, neyi kabul edip etmeyeceğini öğretir. Akran grubuna kabul edilen ergen için en rahat ettiği yer orasıdır. Grubun konumu, gencin konumu haline gelirken; grubun jargonu, gencin jargonu olur. Her grubun kendine ait bazı özellikleri vardır. Grubun özelliklerine uygun olan giyinme tarzları, genel davranış biçimleri, konuşma şekilleri, kullanılan ifadeler, dinlenilen müzikler, gidilen yerler, “takılınan” mekanlar, boş zaman aktiviteleri aynıdır. Bu şekilde genç, grupta statü kazanırken öte yandan ebeveynlerin otorite ve kontrolünden uzak olmak için özgürleşmek adına yaptığı mücadelesine burada destek bulur. Böylece akran grubu, gence dünyasını anlama ve yorumlama fırsatı verir, kendini ve evreni anlamlandırmasına yardımcı olur. Artık “Arkadaşlarım, benim hayatımdır.” demeye başlar.

Ergenlik dönemi boyunca “bir gruba ait olma” ve “popülerlik” kavramları son derece önemlidir. Coleman’ın (1961) bulgularına göre popüler olma, derslerde ve akademik başarıda üst düzey performans göstermeye değil, herhangi bir spor faaliyetine devam etmeye ve bir gruba ait olmaya bağlıdır. Ayrıca ergenin arkadaşları tarafından aranıyor olması, arkadaşlarının onu beğenmesi ve benimsemesi, ergenin benlik saygısı için önemli bir koşuldur.

Ait olunan arkadaş grubu bireyin sosyal beceri gelişimine, kişilik gelişimine, çevresi ile ilişki kurma biçimine katkılar sağlamakta ve bu becerilerin gelişimini etkilemektedir. Akran grubu ergenin kimlik kazanım sürecini hızlandırmaktadır. Grup, ergen için bir ayna görevi yaparak bireyin kendisini tanımasını, dışarıdan nasıl görüldüğünü bilmesini ve kendini değerlendirmesini sağlar. Grup içinde ergenlerin sosyal becerileri ve ilişki kurma şekilleri de gelişmektedir. Ayrıca cinsiyete ait model bulma ve cinsiyet davranım kalıplarını öğrenme konusunda da grup ergene örnekler sunabilmektedir. Ergenler yaşadıkları üzüntüleri ve duygusal krizleri ait oldukları gruplarda çözmektedir.

Arkadaşlığın işlevlerine baktığımızda Duck (1973) bu özellikleri şöyle özetlemiştir:

  • Bireye ait olma duygusu sağlaması
  • Bireyin duygusal bütünlüğünü ve kararlılığını sağlaması
  • Bireye iletişim fırsatı sağlaması
  • Bireye yardım ve destek sağlaması
  • Bireye değerli olduğu duygusunu vermesi
  • Bireye başkalarına yardım etme fırsatı sağlaması
  • Kişiliğin desteklenmesi

Ergen-Ebeveyn ıletişiminde Ailelere Öneriler 

  • Arkadaşlarını tanımaya çalışın 

Çocuğunuzun arkadaş ortamını ve mümkünse arkadaşlarının ailelerini tanımaya çalışın.

Bunun için kendi evinizde programlar organize edebilirsiniz.

  • Arkadaşlarını tanımadan eleştirmeyin

Çocuğunuzu arkadaşlarını tanımadan eleştirmek ve kurduğu arkadaşlıktan men etmek

yapılacak en büyük yanlışlardan biridir.

  • Psikolojisine saygı gösterin

Arkadaşlığın çocuğunuz için ne anlam ifade ettiğini ve çocuğunuzun bulunduğu psikolojiyi

anlamaya çalışın. Ergene bu şekilde doğru ve dostane yaklaşan aile, ona daha yakın olacaktır.

  • Ona karşı objektif olmaya çalışın

Çocuğunuzun arkadaşları gerçekten kötü ise ve bu durum ona zarar verir nitelikteyse

öncelikle bu arkadaşları tanımalı ve gerçekten tanıdığınıza çocuğunuza inandırabilmelisiniz. Bu aşamada arkadaşlarının önce iyi taraflarını görmeli ve bunları aktarmalı, daha sonra gözlemlediğiniz yanlışları ve kaygılandığınız hususları çocuğunuzla paylaşmalısınız. Bu durumda ergen ebeveynin objektif olduğunu düşünecektir.

  • Olumlu hareketlerini destekleyin

Ergenin olumlu arkadaşlık ilişkilerini destekleyin. Ebeveyn olarak onunla ortak paydalar

bulabilmeli, sadece “yasakçı” konumunda olmamalısınız.

Işık Dondurucu

Eyüboğlu Eğitim Kurumları
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi
Uzman Psikolojik Danışman

 

Kaynaklar:

- icebakis.com

- Türkiye’de Ergenlerin Arkadaş-Akran Grupları ıle ılişkileri ve Sapmış Davranışlar: Ankara Örneklemi Yrd. Doç. Dr. Nilüfer Özcan Demir*, Doç. Dr. Aylin Görgün Baran, Doç. Dr. Demet Ulusoy

- Kırcan, S. (2006). The relationship between peer pressure, internal versus external locus of control and adolescent substance use. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. ıstanbul: Boğaziçi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri