Çocuklarda Sorumluluk Gelişimi ve Aile


“Özgürlük, sorumluluk demektir.
Birçok kişinin özgür olmaya cüret edemeyişinin nedeni de budur.”
- G. Bernard Shaw

 

Sorumluluk, doğuştan değil sonradan öğrenilen davranışlardan oluşur. Büyüme ve olgunlaşma yavaş yavaş sorumluluk edinmek anlamına gelir. Sorumluluk, bireyin yapması gerekenlerin farkında olması, yeteneklerini ve zamanını en iyi şekilde kullanarak yerine getirmesi, kendi eylemlerinin bireysel sonuçlarına sahip çıkması ve başkalarının haklarını çiğnemeden kendi ihtiyaçlarını karşılamasıdır. Sorumluluk, karakterin en önemli öğelerinden biridir. Sorumlu insan, yapılması gereken bir işi zamanında yapabilmek için inisiyatifi ele alıp kendiliğinden harekete geçebilen insandır. Sorumsuz birey ise sürekli başkaları tarafından yönlendirilmeye ihtiyaç duyar. Sorumluluk hayatın her aşamasında bireyin üstlenmesi gereken vazifesi ve buna bağlı olarak sorunları aşabilmesindeki en önemli dayanağıdır. Sorumluluk, yapmamız ve sürdürmemiz gereken şeyler eylemler ve davranışlar bütününü temsil eder.
 

Çocuklara göre sorumluluğu, aşağıdaki başlıklarla tanımlamak mümkündür:

  • Bir şeyi üstlenmek ve yerine getirmek,
  • Bir işi kendi başına yapmak,
  • Herhangi biri uyarmadan görevlerini bilip uygulamak,
  • Dürüst, bilinçli ve sorumlu insan olmak,
  • Ailemize ve çevremize karşı tutumumuz ve hayatta yapmamız gerekenler.

 

Bir insan “sorumluluk sahibi” olarak tanımlandığında, o kişinin hangi özellikleri kastedilir?

  • Güvenilir,
  • Hayatını çalışarak tek başına kurabilmiş,
  • Emek veren, çalışkan,
  • Görev üstlenen,
  • Dürüst, bilinçli,
  • Sorumlulukları içselleştirebilen,
  • Olayların farkında.

 

Sorumluluk sahibi çocukları nasıl tanımlayabiliriz?

  • Kendi kaynaklarını kullanan,
  • Güvenli,
  • Kendi kararlarını verebilen,
  • Bağımsız hareket eden,
  • Davranışlarının sonuçlarını göz önünde tutan,
  • Başkalarının haklarını çiğnemeden kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen,
  • Yüksek benlik saygısına sahip bireylerdir.

 

Ailede Sorumluluk Duygusunun Gelişimi
 
Çocukların özgüveni yüksek, bağımsız ve başarılı bir birey olarak yetişebilmesi için; sorumluluk duygusunun, aile tarafından kazandırılması gerekir. Ebeveynler olarak çocuğunuza vereceğiniz görevler onun kişiliğine ve gelişimine olumlu katkılar sağlayacaktır. Sorumluluk, verildikçe alınabilecek bir şeydir. Ancak ne yazık ki birçok anne ve baba “o daha küçük”  anlayışıyla, çocuğun yapması gerekenleri onun adına yapar. Aşırı korumacı ve kollayıcı bir tutum sergileyerek çocuğun seçim yapmasını engelleyen ailelerin, hayal kırıklığı yaşaması kaçınılmaz bir durumdur. Aile tarafından sorumluluk verilmeyen çocuk, okula başladığında, kendi üzerine düşen görevleri hep başkasının yapmasını bekleyecektir. Aşırı disiplin ve otoriter bir ailede yetişen çocuk için de durum çok farklı değildir. Çünkü çocuk pasif, içe kapanık ve sorumluluktan yoksun bir şekilde büyütülmüş, tek başına karar verme yetisi gelişmemiştir. Böyle bir durumda çocuk, yetişkin bir birey olduğunda kendi ayakları üzerinde durması güç olacak ve karar verme yetileri gelişmeyecektir.

 

Çocukların sorumsuzluğunun nedenleri:
 

  • Yanlış davranışlarına mazeret üretmek,
  • Yaptığı hataların bedelini anne babanın ödemesi,
  • Kabul edilmez davranışlarının hoş görülmesi,
  • “Bu sefer çok ciddiyim” sözünü sık sık kullanmak ancak devamında bir yaptırım uygulamamak.

 

Öneriler:
 

  • Birçok anne-baba, çocuklarının sorumsuzluklarıyla kendilerini incitmek istediklerini düşünür. Cezalandırmak, çocuğa ders vermek, onun istediği bir şeyi kısıtlamak, eve kapatmak gibi yaklaşımlar çocuğu  sorumlu davranmaya yöneltmez.
  • Çocuğunuzun kendi sorumluluğunu taşımasını sağlayın. Başlangıçta mükemmel sonuç alamayabilirsiniz. Çocuğunuz sorumluluğun kendine ait olduğu mesajını alana kadar birkaç kez tökezleyecektir. Er ya da geç çocuğunuz kendi sorumluluğunu almayı üstlenecek ve olayları ciddiye alacaktır.
  • Kuvvetli olduğu alanlarda çocuğunuzu cesaretlendirip teşvik edin.
  • Ebeveyn hangi sınırlamaları getirirse getirsin, bu sınırlamalar çocuğun ileriki hayatında üstleneceği sorumlulukları taşımasına yardım amacı gütmelidir. Bunun farkına varılmaz ise bu durum çocukta, kuralların ebeveynlerin hayatını kolaylaştırmak için koyulduğu algısı yaratabilir.
  • Çocuklara kademe kademe sorumluluk verilmeli ve izlenmelidir.
  • Ailede de toplumda olduğu gibi herkes için kurallar vardır. Ama bunlar yaşla birlikte esnetilebilir, değişebilir.
  • Anne-babalar uyarılarını yapıp, fikirlerini paylaştıktan sonra ergenin kendi seçimini yapmasına ve sonuçları görmesine izin vererek geri çekilebilirler. Çocuğa  uyarınızı yaptıktan sonra yine de yaşayıp denemek istiyorsa küçük riskleri göze alabilirsiniz. Bu tür bir tutum birçok çatışmayı sonlandıracaktır.
  • Riskler her zaman küçük değildir. Eğer çocuğun  hayata dair tehlikelere girme ya da kendi sağlığına zarar verme yönünde bir risk varsa anne-babanın bu olaya çok daha kesin bir şekilde müdahale etmesi gerekir.
  • Çocuğunuzun sizden ayrı bir birey olduğunu kabul edip ona seçme şansı verin. Bu şekilde olumlu veya olumsuz sonuçları görmesine yardımcı olmuş olursunuz.
  • Sorumlulukların çocuğunuzun yaşına ve karakterine uygun olmasına dikkat edin.
  • Yapabileceği görevleri kısa cümleler kurarak açık ve net bir biçimde ifade edin.
  • Destek olun, fakat müdahale etmeyin.
  • Ebeveyn olarak ona sorumluluk konusunda örnek olmaya çalışın, unutmayın ki çocuğunuz sizin bir yansımanız olacaktır.
  • Çocuğunuz vermiş olduğunuz bir görevi başardığında onu mutlaka “Aferin, çok güzel yapmışsın.” gibi sözcüklerle ödüllendirin.
  • Sorumluluklarını yerine getirmediğinde onu cezalandırmaya kalkmayın. Ebeveyn olarak çocuğunuza vereceğiniz ceza, ödül vermemek olmalıdır.

 

Sorumluluk kazanımı yolculuğunda çocuğunuza güven temelli, açık ve sınırsız bir sevgi ile yaklaşın. Bu tutumunuz, onun hayatını güzelleştirecek ve kolaylaştıracak yaşam fırsatlarını yakalamasında onu cesaretlendirecektir.

 

Işık Dondurucu
Eyüboğlu Eğitim Kurumları
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi
Uzman Psikolojik Danışman