Atölye 26: 'Aşk ile İş Yapılır Mı?'

Atölye 26: 'Aşk ile İş Yapılır Mı?'

Amerika’da yapılan Gallup anketine göre Amerikalı çalışanların %60'ı işlerinde mutsuz ve isteksiz. Bu oran Türkiye’de %80’e yaklaşmış durumda...

Amerika’da yapılan Gallup anketine göre Amerikalı çalışanların %60'ı işlerinde mutsuz ve isteksiz. Bu oran Türkiye’de %80’e yaklaşmış durumda. OECD’in yayınlanan "How’s Life?" raporunda Türkiye, en çok çalışan ülkeler sıralamasında 1. sırada yer alıyor fakat aynı zamanda en mutsuz çalışan ülke durumunda. Bu veri, şirketler için ciddi bi sorun teşkil etmekte. Araştırmacılar oturup bu sorunu fırsata çevirmişler ve sonucunda "Sevdiğin ışi Tasarla" projesini ortaya çıkartmışlar. Yaratıcı düşünme konusunda kısıtlanmadıklarında, insanların aslında inanılmaz yaratıcı olduklarını farkedilmiş. Kendimizi daha özgür ve neşeli hissedersek küçük bir çocuk gibi, en küçük bir başarısızlık korkusu taşımadan yapabileceklerimizi sınırsızca, doyasıya hayal etmekle ilgili bir durum çıkmış ortaya ve kocaman bir mutluluk...

Uzmanlar bunu deneyimlerken bugün ne bildiğinizden başlayıp yarın neyin mümkün olabileceğine kadar bütün adımları uygulamamızı öneriyor. Bunun için geliştirilen sürecin 4 adımdan oluştuğunu ileri sürüyorlar:

  • Boz (deconstruction): Bütünü parçalara ayır.
  • Bakış Açısı (point of view): Aynı olaylara yeni ve farklı açıdan bak.
  • Yap (reconstruction): Parçaları tekrar ve yepyeni bir halde bir araya getir.
  • ıfade (expression): Bu yeni vizyonu şekillendir.

Her ikisini de başarıyla uygulayabilen birini tanıyorum: Ceylan ınsel

Ceylan ınsel, Özel Koç Lisesi'nden mezun olduktan sonra Boston'da Bentley College'de Business Communication'ı ve ıtalyanca bölümünü bitirmiş. New York Parsons School of Design'da Grafik Tasarımı okumuş. Milano'da beş sene yaşayıp, orada baska bir tasarımcı ile birlikte kurmuş oldukları atölyesinde resim ve ilüstrasyon çalışmalarına devam etmiş. 2010 Vancouver Kış Olimpiyatları'nda ıtalya'yı temsilen ıtalyan Olimpiyat Komitesi'nin bir etkinliği olan sergiye snowboard temalı bir resim ile katılmış. Aynı dönemde kendi adıyla bir marka yaratmış. O markayı ıstanbul'da yaşatmaya karar vermiş ve Bebek'te "Atölye 26" adını verdiği atölyesinde resim çalışmalarına, T-Shirt tasarımlarına devam etmekte. Aynı zamanda resim dersleri de veriyor. 

Çok güzel bir  bahar havasında Bebek’te ki atölyesinde bir araya geldik Ceylan’la. Kahve içtik, uzun uzun sohbet ettik işten güçten. ışine aşık diyebilirim. Giyilebilir sanat olarak adlandırdığı bir işi var. T-shirtlerin üzerine tuval niyetine tek tek resim yapıyor, normalde günlük hayatın bir parçası ve onlardan bir tane daha yok. Kişiye özel giyilebilir sanat diyebiliriz. Yolun başından itibaren sevdiği işi yapmak istemiş. Eğitimini aldığı, yaparken mutlu olduğu, kendini işine ve bulunduğu o çok şirin atölyesine ait hissetiği bir işi var. Sadece bir atölye değil, baskılarını yaptığı t-shirtler, etrafta tasarım ve sanat objeleri, dekoratif objeler ile sanki ev sıcaklığında küçük, şirin bir butik. Her yer boya kalemleri ve rengarenk boyalara dolu, duvarlarda kendi yaptığı tuvaller, başınızı çevirdiğiniz her yerde tek tek çizip hayat verdiği t-shirleri görmek mümkün. Ayrıca Ceylan ınsel markası ile 31 Mart-1 Nisan tarihlerinde Kansersiz Yaşam Derneği'nin düzenlediği kermese katıldı. Çok güzel geçen kermesin ardından yakaladık uzun uzun konuşma fırsatını. Size sohbetimizi birkaç soru ve cevap ile özetlemek istiyorum;

Ben geldim, gördüm nasıl yapıldığı hakkında bilgi sahibi oldum ama bilmeyenler için anlatabilir misin tam olarak ne yapıyorsun ?

Tişörtlerin üzerine tek tek elle resim yapıyorum, onları bir tuval gibi kullanıyorum. Ya da eskiz tarzı olan desenlerimi önce kağıda çizip sonrasında atölyemde baskı makinemde tişörtlere basıyorum. Hangisini kullanacağıma desenin kendisi karar veriyor gibi… Daha flu veya suluboya efekti olanlar fırça darbesiyle daha güzel oluyor, incecik çizgilerden oluşturduğum desenlere ise baskı daha uygun oluyor.

Sevip mutlu olduğun işi yapıyorsun ve görüyorum ki çok mutlusun, çok pozitif bir enerjin var. Hayat motton nedir ?

Ben hayata pozitif yönünden bakmayı severim o yüzden birçok şey bana ilham verebiliyor. Kitaplardan bir cümle, müzik, seyahatlerde gördüğüm birçok şey… Hayat her zaman önümüze ilham alacak bir şeyler çıkartıyor bence, ben de onları görüp bulmayı çok seviyorum. Hayat mottom da karmaya çok inandığımdan “What goes around, comes around” yani evrene ne verirsek onu geri alırız.

Sanata ve tasarıma ilgi duyan, bundan mutlu olan ve  bunu iş haline dönüştürmek isteyen insanlara tavsiyen ne olurdu?

Bence bir yerde staj yapıp işin mutfağını görmeleri çok yararlı olur. Bir de bol bol sergi gezmek, kendini geliştirici kurslara gitmek. ınsan zamanla kendini tanıyor, ne tarz sevdiğinde belli bir süre sonra oturuyor. Sanat bence öncelikle kendini keşfetmek çünkü içinde olan tüm duygularını dışa vurduğun bir alan. O yüzden hayal kurmak, sürekli çizim yapmak, resim yapmak ve çalışmayı gerektiriyor. Hep aynı şeyde takılıp kalmamak önemli çünkü bence kendini tekrarlamak yaratıcılığı yok eder. Bir de tabii ki modayla sanatı birleştirecekler için kumaşları nerden alacağını keşfetmek, hangi atölyelerde diktirilebilir tasarımları onları öğrenmek başlı başına bir çalışma gerektiriyor. Hem çok keyifli hem de her iş gibi çok emek isteyen bir süreç.

Tabi ki herkesin sevdiği işi yapabilme gibi lüksü olmayabilir ama iş yapış konusunda seçim hakkımız mutlaka vardır. Aslında iş alanı gibi değil de oyun alanı gibi görmek belki biraz daha rahatlatıcı olabilir, iş olarak baktığımızda yapmaya mecbur olduğumuz bir eylem gibi ama oyun olarak bakarsak yapmaya mecbur olmadığımız bir eylem gibi görmeye başlayabiliriz. Yaptığımız işi oyun haline getirmek için yaratıcılığımızı kullanmamız gerekiyor. Bunun için tasarımcı olmaya gerek olmadığını söylemiştik. Temelde şu 4 özelliğin çok önemli olduğu söyleniyor:

  • Yaratıcılık
  • Tutku
  • Esneklik
  • ıçtenlik

şimdi bir düşünün bakalım: ışinizde mutlu musunuz? Eğer değilseniz; sizi mutlu edecek iş hangisi?

Duygu Özdemir

Bu Yazılar da İlginizi Çekebilir
IST. Festival
+
IST. Festival

IST. Festival, dünyanın en yetenekli ve yaratıcı zihinlerini İstanbul'a getirerek kültürel ve sanatsal ilişkilerin gelişmesine öncülük eden etkileyici ve eşsiz bir deneyim yaşattı bizlere.

İşe Giderken Yanına Spor Çantanı da Almayı Unutma!
+
İşe Giderken Yanına Spor Çantanı da Almayı Unutma!

Düzenli olarak spor yapmanın odaklanma ve konsantrasyonu arttırıcı etkilerinin olduğu gibi daha az strese de faydası olduğu bir gerçek. Tüm bunlar iş hayatında da bizi motive etmektedir.

Neslişah Alkoçlar ile Organik Beslenme ve Raya Üzerine...
+
Neslişah Alkoçlar ile Organik Beslenme ve Raya Üzerine...

Beni her zaman hayalleri, hedefleri olan, üreten, çalışan ve değer yaratan kişiler çok heyecanlandırmıştır. Neslişah Alkoçlar da bunlardan biri...