Adet ve Menopoz Döneminde Rahatlık İçin Doğadan Faydalanın

Adet ve Menopoz Döneminde Rahatlık İçin Doğadan Faydalanın

Doktor Sinan Akkurt, kadınların hayatının her evresinde farklı nedenlerden dolayı zorlu geçen regl dönemi ve geç yaşlarda başlayan menopoz döneminin sıkıntı çekmeden geçirilebilmesi için detaylı bilgiler ve tavsiyeler içeren bir yazısı mutlumikrop.com okuyucuları için kaleme aldı...

Kadınların adet dönemi yaklaşık olarak 10-14 yaş arasında başlar. Kadın 45-55 yaş arasına gelinceye kadar adet  döngüleri devam eder. Bir kadın yaşamı boyunca yaklaşık 500 döngü yaşar.

Yapılan istatistiklere göre toplumumuzda ortalama ilk adet olma yaşı 12.4 olarak belirlenmiştir. 9 yaşından önce adet olunması erken, 16 yaşından sonra adet olunması geç olarak nitelenir. Erken adet gören kız çocuklarında östrojen artışı kemikteki büyüme kıkırdaklarının hızla kemikleşmesine ve başta büyüme hızlansa da daha sonra büyümenin durması ile boy kısalığına neden olmaktadır.

Erken adet görmenin en büyük dezavantajlarından biri boy uzamasının yüzde 90 oranında tamamlanmış olmasıdır. Ayrıca psikolojik bozukluklara yol açabilir. Erken yaşta cinsel istek ortaya çıkar, çocuğun çocuk yaşta taşıyamayacağı bir yük sırtına biner diyebilirim. Öyle ki 7 yaşında kız çocuğunun memeleri çıkıyor, vücut hatları yuvarlaklaşıyor, 16 yaşındaki bir kız gibi oluyor. Yani çocuğun hem ruhsal hem de fiziksel gelişimini etkiliyor. 14 yaşına kadar adet görmemiş bir genç kızda eğer sekonder seks karakterleri diye nitelendirdiğimiz; meme gelişimi, genital bölge ve koltuk altında kıllanma henüz yoksa fakat bu özellikler gelişmekteyse bu kişilere 2 sene daha fırsat tanınır. Ancak bir genç kız 16 yaşına gelmiş olmasına rağmen hala adet görmüyorsa; artık bu karakterler gelişmiş olsa da amenore olarak isimlendirdiğimiz adet görememe hastalığı şeklinde kabul görmeye başlar. Çocukta karın ve kasık ağrısı, halsizlik, asabiyet, sivilce oluşumu, kilo artışı, aşırı terleme gibi belirtiler görülebilir. . Erken ve geç adet görme durumlarının her ikisinde de altta yatan sorunun ne olduğu araştırılmalıdır. Ülkelere, ırklara hatta iklim şartlarına göre adet olma yaşı değişmektedir. Genetik faktörler boy ve kilo da ilk adet yaşını yakından etkilemektedir.

Adet döngüsü veya siklus, son adet tarihinin ilk gününden bir sonraki adet tarihinin ilk gününe kadar geçen zamanı ve bu zaman içinde kadın vücudunda gerçekleşen olayları ifade eder. Bir adet döngüsü kadında genellikle 28 gün sürmekle birlikte 21 ile 35 gün arası normalin alt ve üst sınırlarıdır. Adet kanaması ortalama 4 gün devam eder ve 1 ile 7 gün arası normalin alt ve üst sınırları olarak kabul edilir. Adet kanaması esnasında 20 ile 80 mililitre arasında miktarda kan kaybedilir. Adet düzensizliği ise; adet kanamasının normal periyodunun dışında olmasıdır. Yani; 7 günden uzun süren 80 ml veya daha çok kan kaybı olan, 21 günden kısa veya 35 günden daha uzun aralıklarla olan kanamalar anormaldir. Adet kanamasının çok fazla olduğu, uzun sürdüğü veya iki kanama arasında lekelenme ve kanama görüldüğü durumlarda hekime başvurulması gerekir. Adet düzensizliği sebepleri olarak, hormonal değişiklikler, yumurtalık kistleri, rahim veya rahim ağzındaki polipler, endometrial hiperplazi yani rahim içini döşeyen tabakanın fazla büyümesi, myomlar ve daha nadir olarak da rahim kanseri bu tip düzensizliklere yol açabilir. Eğer ateş, karın ağrısı ve fazla miktarda kanama ile birlikte baş dönmesi ve baygınlık gibi semptomlar varsa acilen doktorunuza başvurmalısınız. Adet görmek özel bir düzen ister. Bu nedenle var olan düzendeki her değişiklik doktor muayenesi gerektirir. Bu genellikle basit nedenli olsa da bazen de ihmali hayatın kaybına yol açar. Adet düzensizliğinde şunlara dikkat edilmelidir;

- Düzenli her 6 ayda bir muayene yaptırılmalı,
- Mutlaka her ay düzenli olarak adet dönemi takvimi tutulmalı,
- Aşırılıklardan her zaman kaçınılmalı. Aşırı kilo veya zayıf olmak, adet düzenini olumsuz etkiliyor.

Adet düzensizliğinin olumsuzluklarını hafifletmeye yönelik olarak doğal tedavi yöntemlerinden yararlanabiliriz. Ben genelde hastalarıma aslanpençesi kürünü öneriyorum. Bu kürü şu şekilde hazırlayabilirler;

-Kaynamakta olan 1 bardak suyun içine 1 tutam testere dişli aslanpençesi atılır. 5 dakika demlendirilir. Ilıyınca süzülerek içilir.

-Bu kür, 1 ay boyunca kahvaltıdan 2 saat sonra ve her gün taze taze içilir.

-Bu küre, 1 ay devam edildikten sonra 1 haftalık ara verilir. Daha sonra bu kür, 1 ay daha uygulanır.

Bunun dışında;   

-Birer tutam kereviz ile maydanoz kaynatılıp, 1 gece bekletilir. 3 gün sabahları aç karnına tüketilen karışım, aşırı kanaması olan kadınlara tavsiye edilir.

- Adet düzensizliklerinde zerdeçalı toz haline getirip kullanabileceğiniz gibi, çay şeklinde demleyerek de tüketilmesi önerilir.

Menopoz kelime anlamı olarak aylık adet kanamalarının doğal yolla bitmesi demektir. Bu süre içinde yumurtalıklar, iki kadınlık hormonu olan östrojen ve progesteron salınımını yavaşlatır ve bir süre sonra da üretimini durdurur. Bir yıl boyunca adet görülmemesi durumu menopoz olarak adlandırılır.

Menopoz genelde 40 yaşından sonra, yaklaşık 55 yaşa kadar geçen süre içinde görülen önceleri adet kanamalarının düzensizleşmesiyle, daha sonraları ise kesilmesiyle biten bir dönemdir. Menopoz yaş aralığı ortalama 45-60  arasıdır. Hayatın doğal bir evresi olarak kabul edilmektedir. Erken menopoz 35 yaşından önce ortaya çıkan menopoza denir. Erken menopoza giren kadınlarda; yumurta hücrelerinin sayısı doğuştan az olabilir, stres ya da tıbbi tedaviler nedeniyle yumurta hücreleri hasar görmüş olabilir, yumurta hücrelerinde erken bir fonksiyon bozukluğu ortaya çıkmış olabilir.  

Menopoza yaklaşıldığını ve menopozda olunduğunu gösteren ilk işaret; hızlı kilo almaya başlanması, ani duygu durum değişiklikleri, sıcak basmaları, gece terlemeleri, uykusuzluk, eklem ağrıları, yorgunluk, cinsel isteksizlik ve kuruluk, kısa süreli hafıza problemleri, sindirim sistemi alışkanlıklarındaki değişiklikler, ciltte kuruluk ve sık tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonları yaşanabilecek diğer problemlerdir. Bu problemler pek çok kadında 3-5 yıllık menopoz döneminden sonra kendiliğinden kaybolur. Menopozal geçiş ve menopoz yıllarının daha kaliteli geçirilmesi için yapılabilecek çok basit uygulamalar mevcuttur.

  • Menopoz hakkında mümkün olduğu kadar çok doğru bilgi sahibi olun. Bunun için bilimsel dergiler olmak üzere tüm görsel ve yazılı basın organlarını takip edin.
  • Menopoza girmiş ve bu süreci tecrübe etmiş yakınlarınız ve/veya akrabalarınızla konuşun.
  • Diyetinize dikkat edin. Düşük yağlı, yüksek proteinli, lif açısından ve kalsiyum açısından zengin besinlerin tüketin. Bunun yanı sıra sıcak içecekler, baharatlar ve kafein içeren içeceklerden kaçınmak sıcak basmaları ve terleme gibi şikayetleri azaltacaktır.
  • Düzenli egzersiz yapın. Unutmayın ki düzenli egzersiz kişinin menopoz yıllarında daha sık görülen kalp hastalıklarından ve kemik erimesinden korunmasında önemli etkilere sahiptir.
  • Daha ince ve kat kat giyinin ki ortam sıcaklığı ve sıcak basması şikayetlerinizin durumuna göre üzerinizdekileri yavaş yavaş çıkartarak uygun vücut sıcaklığını yakalayabilirsiniz.
  • Fasulye ve özellikle soya fasulyesinde bulunan bitkisel östrojenler günde yaklaşık 50 gram alındığında, 2 yıl ya da daha kısa süre ile kısa dönemde ateş basmalarını önleyip gece terlemelerini giderebilir. Ayrıca daha uzun süreli kullanımlarda, ( soya proteini ) kolesterol ve kemikler bakımından da yararlı olabilir.
  • Sempatik aktivasyonu azaltan gevşeme teknikleri­nin kullanılması da sıcak basması gibi semptomları önlemede yararlı olabilir. Derin soluk alıp verme, gevşeme tekniklerinin en basitidir. Ayrıca diyafragmatik solunum teknikleri ile benzer gevşeme yanıtlarının alınabilir, anksiyete, dep­resyon ve sıcaklık basmasının şiddetinin ve sıklığının azaltabilir.

Doğal bir tedavi yöntemi olan biorezonanstan bu olumsuzlukları hafifletmede yararlanılabilinir. Biorezonans ile uyguladığımız hormon dengeleme programları, hastaların yaşadıkları semptomları azaltabilmektedir. Ek olarak; metabolizma düzenleyici programlar, strese yönelik programlar, enfeksiyon programları ve beyindeki hormon salgılama merkezi ve yumurtalıklar üzerinden direk onarıcı etkili programlar uygulayarak hastalarımıza bu süreçte hem fiziksel hem de psikolojik açıdan destek sağlayabiliyoruz. 

Bu Yazılar da İlginizi Çekebilir
Meme Kanserinden Korunmanın 10 Yolu
+
Meme Kanserinden Korunmanın 10 Yolu

Günlük alışkanlıklarınızda yapacağınız birkaç küçük değişiklik ile meme kanserinden korunabilirsiniz.

Vajinismus Hakkında Bilinen Yanlışlar
+
Vajinismus Hakkında Bilinen Yanlışlar

Kadınlarda görülen cinsel fonksiyon bozukluklarından biri olan “vajinismus” hakkında o kadar çok yanlış inanış var ki bunlar tam da evlilik sezonunda genç hanımların kabus yaşamasına neden olabilir.

BM: Doğum Kontrolü İnsan Hakkıdır

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu yıllık raporunda ilk kez açıkça aile planmasını bir insan hakkı olarak tanımladı.