Hiyalüronik Asit Doğanın Nemlendirme Mucizesi Mi?

Biyolojik kaynaklı maddeler, cilt ve saç bakım ürünlerinde bileşen olarak popülerlik kazanmaya devam ediyor. Tüketicilerin ve hükümetlerin daha doğal ve sürdürülebilir ürün taleplerine bir cevap olarak doğmuş olan bu eğilim, biyomalzeme alanındaki gelişmelerle epey desteklenmektedir. Nemlendirici ve besleyici özelliklerinden dolayı, kozmetik alanında yüksek değer gören bir biyopolimer olan hidrolik asit böyle bir maddedir. Günümüzde geçerli, faydalı bir cilt kremi bileşeni olarak yüksek kabul görmektedir, ancak saç bakım ürünlerinin performansını geliştirmekte midir? Tüketici, hiyalüronik asit içeren şampuan, saç yumuşatıcı veya şekillendirici ürünlerden ne gibi sonuçlar bekleyebilir ve kıvırcık saçlı kullanıcılar için herhangi potansiyel bir dezavantajı olabilir mi?

Hiyalüronik Asit nedir?

ısmi nispeten basit ve aldatıcı; askorbik, asetik ve sitrik asit gibi çeşitli küçük molekül asitleri akla getiriyor. Ancak, hiyalüronik asit şaşırtcı derecede karmaşık bir biyopolimerdir. HA, glikozaminoglikan  (GAG) olarak sınıflandırılan bir polisakkarittir ve molekül ağırlığı (107 Da) oldukça yüksek, sülfatsız, anyonik (negative yüklü) bir polimerdir. Fiziksel yapısı doğrusaldır ve D-glikoronik asit ile D-N-asetil glikozaminin çeşitli birimlerinden oluşmaktadır. Bu polimer, gerçekte tüm omurgalı dokularında bulunmaktadır ve özellikle bağ dokudaki ekstraselüler matris (ECM) içinde aktiftir.

ECM, hücreler arasındaki boşlukları doldurur ve dokuya destek, yapı ve mekanik bütünlük sağlayan bir ağ oluşturmak üzere kendiliğinden bir araya gelen karmaşık bir protein ve polisakkarit dizisidir. Dokunun işlevine bağlı olarak, polimerik ve küçük molekül bileşenlerin türü ve yapısı çeşitlilik göstermektedir, bu da belirli doku türü için gerekli olan özel mekanik özelliklerin gelişimini kolaylaştırmaktadır (Kemik, cilt vs.)

ECM’nin bir bileşeni olarak, hiyalüronik asit;  sülfatlı proteoglikanların eklenebileceği bir doku iskelesi gibi hareket etmek ve bir viskoz jel oluşturan karmaşık üç boyutlu hidroskopik bir ağ oluşturmak dahil, birçok işlevi bir araya getirmektedir. Fazla hidrofilik yapısı suyu kendisine çekip bağlamasını sağlamakta ve böylelikle dokuyu sulandırıp ona turgor (sertlik) vermektedir. Bu durum matrisin, kompresyona direnmesini sağlayarak eklemlere, organlara ve dermal tabakaya karşı tampon işlevini görmesine olanak tanımaktadır. Ayrıca, hücresel hareket ve yer değiştirimi destekleyen ve düzenleyen sulanmış yollar sağladığı düşünülmektedir. Bunun yanı sıra, hiyalüronik asit, büyüme ve iyileşmede rol alan hücresel süreçleri yöneten ve kontrol eden hücreler arası sinyal yollarını ve ayrıca iltihaplanma, tümör gelişimi ve büyüme gibi bazı patolojik süreçleri tetiklemek üzere hücre zarı reseptörleri (spesifik olarak CD44) ile etkileşime girmektedir. Hiyalüronik asit ayrıca, serbest radikalleri uzaklaştırarak dokunun ve süreçlerin korunmasına yardımcı olmaktadır ve böylelikle etkili bir antioksidandır.

Kozmetik Uygulamalar

Hiyalüronik asidin, canlı omurgalı dokularının işlevini sağlıklı ve etkili şekilde yürütebilmesi için büyük öneme sahip olduğu ortadadır. ınsan vücudunda bulunan hiyalüronik asidin % 50 kadarı, cildin yapısal ve mekanik bütünlüğü için önem arz eden ve cildin nemli, dolgun durmasını sağladığı ve doku tamirine yardımcı olduğu epidermisin bazal tabakasında yer almaktadır. Bu sebeple, losyonlar ve kırışık azaltıcılar gibi günümüzde uygulanan cilt kremlerine katılacak iyi bir aday konumuna gelmiştir.

  • HA cildin yüzeyinde ince bir tabaka oluşturmakta ve sahip olduğu nemlendirici özellikleriyle onu nemlendirmektedir.
  • Ayrıca, kırışık cildi doldurup şişkin tutarak geçici bir genç cilt görünümü sağlayan bir jel oluşturmaktadır.
  • Ayrıca, saç derisi için de faydalı olduğu düşünülmektedir. Saç derisi sağlığını destekleyen ve saç uzamasını optimize eden nemli bir ağ yapısı sağlayabilmektedir.

Hiyalüronik asidin doğal olarak görülen versiyonu oldukça büyüktür. Molekül ağırlığı milyonlar veya onlarca milyonlar ile ölçülür. Çoğu kez, kozmetikte polimerin daha düşük molekül ağırlığına sahip versiyonu kullanılmaktadır, özellikle saç bakım ürünlerinde. Böylelikle, polimer yumuşatma ve sulandırma faydalarını verebileceği saç yüzeyinde birikebilmektedir. Bazı üreticiler, kullandıkları küçük moleküllü HA’nın saç gövdesine girebildiğini ve çevredeki suları kendisine çekerek saç tellerine nem ve esneklik verdiğini iddia etmektedirler.

Ne yazık ki hiyalüronik asit, keratin protein yüzeylere fazla dayanıklı değildir ve sıklıkla uygulamayı tekrar etmeyi gerektiren zaman sınırlı bir etkisi vardır. Kimi üreticiler, hiyalüronik asidin dayanıklılığını ve bakım sağlama/nemlendirme faydalarını artıran maddeler tasarlamıştır. Bir yaklaşım, polimerdeki pozitif özellik ile saç telindeki negatif özelliğin elektrostatik etkileşimi ile saça tutunmasını ve orda kalmasını sağlamak için, bir katyonik türev (hidroksipropiltrimonyum hiyalüronat) katarak polimeri değiştirmek olmuştur. Bu bileşenin saç gövdesini şişirdiği iddia edilmektedir. HA’nın kendisine bağladığı ve saçın şişmesine neden olan büyük miktardaki su nedeniyle bu doğru olabilir. Kullanıcının yaşadığı alandaki iklim ve saç tipine bağlı olarak, bu durum istenen bir sonuç olmayabilir, çünkü fazla gözenekli saçlarda bukle oluşumuna neden olabilir ancak küçük veya daha az gözenekli saçlara sahip insanlar meydana gelen kabarıklıktan hoşlanabilir.

Dow Chemical firmasının bir iştiraki olan Amerchol, HA’nın protein yüzeylerde olan dayanıksızlığını gidermek için bir ikinci yaklaşım geliştirmiştir. Bir dual polimer ilişki kompleksi oluşturmuşlardır. Bu kompleks, bireysel temelde herhangi bir polimerin özelliğini aşan “sinerjistik polimer kompozit” olarak adlandırdıkları bir sonucu açığa çıkarır. Hidroksietil selülozdan (HEC) elde edilen katyonik bir polimer olan Polikuaterniyum-24 (PQ-24), HA ile karıştırılarak saç ve deride oldukça etkin olan bir polimer kompleksi elde edilmektedir. Mükemmel nemlendirme ve deri ve saç yüzeyine yumuşaklık ve pürüzsüzlük sağladığı görülmüştür. Dolaşıklıkları azaltmakta ve saçı yumuşatmaktadır. Ayrıca polikuaterniyum-10 ve HA birleşiminden oluşan bir kompleks daha üretilmiş ve benzer olumlu sonuçlar elde edilmiştir.

(Bu maddeler ürün etiketlerinde şu INCI isimlerle yer almaktadır: Polikuaterniyum-24 ve hiyalüronik asit veya polikuaterniyum-10 ve hiyalüronik asit. “Ve” kelimesi, bu polimerik ilişki kompleksinin varlığını göstermektedir).

X-ışını fotoelektron spektroskopi gibi tekniklerle yapılan analizler, araştırmacıların, polimer kompleksinin saç yüzeyinde pürüzsüz bir tabaka oluşturduğunu onaylamalarını olanak tanımıştır. Ayrıca, oluşan tabakanın bir monomoleküler tabaka olmadığını, saçı şişiren ve deri üstünde hoş bir his veren üç boyutlu bir ağ matrisi olduğu belirlenmiştir.

Kıvırcık saçlı kişiler için hoş olmayacak olan özellik şudur ki Amerchol’daki araştırmacılar bu kaşırımlarda HA’nın temas süresinin en yüksek düzeye çıkarıldığını bulmuşlardır. Bu durum, üç yıkamaya kadar maddenin çıkmadığı, yüksek bir dirence sahip olduğu anlamına gelmektedir. Bu deri için odukça faydalı olarak nitelendirilebilir.  Fazla dayanıklı bir krem, ellerinizi çok kereler yıkasanız da tekrar kullanmadan önce koruma ve nemlilik sağlayabilir. Ancak, saç söz konusu olduğunda, bu dayanıklılığın uzun sürmesinin, saç kabarması, susuz kalma veya bukleler gibi istenmeyen etkilere yol açıp açmayacağı merak konusu olabilir. Teorik olarak, PQ ve HA polimerlerinin fazla iyonik özelliğinden bunun sorun oluşturacağı düşünülmemektedir, ancak, bunu kanıtlayan verilerin elde edilmesi bu sanıyı kuvvetlendirecektir.

Hiyalüronik Asit ?Nasıl Temin Edilir?

Hiyalüronik asit, omurgalı hayvanların dokularında mevcuttur. Bu nedenle, HA, çoğunlukla hayvansal kaynaklardan elde edilmektedir. Birçok tüketici bunu kullanılmaz madde olarak görmektedir, bu nedenle bilim adamları, biyofermentasyon mekanizması kullanarak laboratuarda bitkisel kaynaklı HA oluşturmak için sentez teknikleri geliştirmiştir.

Son olarak, hiyalüronik asit birçok biyolojik süreçte büyük öneme sahip kayda değer bir moleküldür.Bir saç veya cilt bakım bileşeni olarak, olağanüstü esneklik ve yumuşaklık sağlamaktadır ve saç bakım ürünlerinde HA mükemmel bir bakım ürünü, bileşen, antioksidan ve nemlendirici olabilir. Diğer nemlendiricilerde olduğu gibi, aşırı su tutucu kabiliyeti nedeniyle belki de daha fazla, HA bukleler ve hoş olmayan doku gibi nemle ilgili sorunlar açığa çıkarabilir. Tek başına bileşen olarak kullanıldığında saç ve cilt proteinlerine karşı fazla dayanıklı değildir ve su ile veya hafif bir şampuan ya da bakım ürünü ile kolaylıkla çıkabilir. Kuat içeren HA’nın değiştirilmiş versiyonları saçta oldukça dayanıklı olabilir ve birçok çıkarma yöntemine direnç gösterebilir. Ancak, bu durumun, saçın yumuşaklığına, kıvrımlarına, parlaklığına veya kendi gövdesine olumsuz etkilere neden olup olmayacağı kesin değildir.

Kaynak: Naturally Curly

X

Tedarikçi Başvuru Formu

Tedarikçi olmak için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Gönder